Taşıyıcı sisteme etkiyen düşey ve deprem yüklerinin belirlenmesindeki belirsizlikler yanında malzeme dayanımındaki değişimler göz önüne alınarak, güvenlik katsayıları öngörülmüştür. Deprem etkisinin sayısal olarak kabul edilip, taşıyıcı sistemin çözümlenmesi pek çok kabulü içerir. Yönetmelikte öngörülen deprem etkisinden daha küçük bir etkinin meydana gelmesi nasıl mümkünse, bu etkiden daha büyük deprem etkisinin meydana gelmesi de çok düşük bir ihtimalle de olsa bile, mümkündür. Yönetmeliklerde deprem etkisinin meydana gelme ihtimali ve yapının önemi göz önünde tutularak muhtemel deprem etkisi öngörülür. Bu deprem etkisi, taşıyıcı sistemde sınırlı hasarın kabulü ile elastik ötesi kapasite kullanılarak karşılanması hedeflenir. Buna karşılık daha büyük deprem etkisinin meydana gelebileceğinin de göz önüne alınması ve ileri oranda hasarla da olsa bu etkilerin karşılanması, güç tükenmesinin sünek olarak meydana gelmesi ve taşıyıcı sistemin toptan göçmesinin önlenmesi hedeflenir.
Kapasite tasarımının esası, yönetmeliklerde öngörülen etkilerin karşılanmasından sonra, etkilerin öngörülmeyen bir şekilde artması durumunda güç tükenmesinin sünek olarak büyük şekil ve yerdeğiştirmelerle meydana gelmesini sağlamaktır.
Süneklik sayesinde, yüklemenin aşırı artmasında akmaya ulaşan kesitlerde plastik şekildeğiştimelerde enerji alınırken, iç kuvvetlerin daha az zorlanan kesitlere dağılması sağlanır. ( Yeniden dağılım-Elemanlar Arası Yardımlaşma ) Sünekliğin gereği olan plastikleşme bölgelerinin meydana gelebilmesi için sistemin yüksek mertebeden hiperstatik olması gerekir. Tek başına duran kule ve bacalarda taşıyıcı sistem, izostatik olduğu için, önemli sünekliğe sahip değildir.
Sünek güç tükenmesi (örneğin; eğilme momenti güç tükenmesi) ile sünek olmayan güç tükenmesi (örneğin; aderans çözülmesi, kesme kuvveti ve zımbalama güç tükenmesi) beraber bulunduğunda sünek olmayan etkiye ait kapasite arttırılarak, eleman beklenilenin üstünde zorlandığında, güç tükenmesinin sünek olarak ortaya çıkması sağlanır.